Makale arşivi

İrem Uğural - ÜZGÜNÜM İNSAN

Üzgünüm insan;  Senin asıl anlamına yakışarak yaşayamadığımız için,  Bir kurummuşsun gibi hissizleştiğimiz için,  Beşerlikte kalıp sana ulaşamadığımız için, Doğadan bile seni hissedemediğimiz için, Huzurun ta kendisiyken seni asla anlayamadığımız için, Temizlik ve...
Devamını oku

Tayfun Yılmaz - TAVŞAN

Kırmızı bir tavşan, binanın 52. Katından aşağıya atladı. 30. Kat civarında, bir kartal onu yakaladı ve sağsalim yere indirdi.Kartal tavşana kızdı : ‘’Manyak mısın oğlum sen? Nereden çıktı bu uçma merakı, ben havuç yemeğe özeniyor muyum? Bir daha görmeyeyim’’ dedi ve uçup gitti. Tavşan, mahçupbir...
Devamını oku

Tayfun Yılmaz - Kızıl Saçlı Kadın

Yağmurda ıslanmasına rağmen, hiç de aceleci olmayan adımlarla yürümeye devam etti. Barın kapısındaki görevliyi, başıyla belli belirsiz selamlayarak içeri girdi. Şapka ve pardösüsünü vestiyere bırakıp, küçük koridordan geçerek salona ulaştı. Doğruca bara yürüdü. Haftaiçi olmasına rağmen kalabalık...
Devamını oku

Tayfun Yılmaz - Diyorum ki...

  Adam kapıdan çıktığında yağmur yağıyordu. Cebindeki bereyi başına taktı, montunun önünü kapattı, ellerini cebine soktu ve yürümeye başladı. Dar sokaktan, ana caddeye üçyüz metre yürümesi gerekiyordu. Bütün iyi niyetiyle, kaldırımda ilerlemeyi denedi. Daracık kaldırımda, ilk önce...
Devamını oku

Tayfun Yılmaz - Beş Duyu

Beş duyuyla yaşıyoruz. Her birinin farklı hazları var.  Koklamak : Özellikle bahar aylarında, ne muhteşem kokular alırız. Örneğin çiçekler ; Ben en çok yasemini severim. Sonra henımeli ve leylak. Gülü pek sevmem. Aç olduğumuzda, bir fırının ya da pastanenin önünden geçerken yükselen...
Devamını oku

İrem Uğural - Tiyatro

10.05.2020 - Pazar  00.26   Metro duraklarında ışıklandırmanın en aza indirgendiği, tünelden gelen metro sesinin bir korku filmi fon müziğini çağrıştırdığı, koskoca İstanbul'un terk edilmiş bir şehre dönüştüğü günler yaşadık. Bir şeyler hala bitmedi tabi ki... Peki bir tiyatro...
Devamını oku

İrem Uğural

21/03/2020 - Cts. 01.52   Bugün gece gündüz eşit   Aynı anda konuşmak aynı anda susmak için doğanın zili çalıyordu. Bu kendi içimde;  kendimle kendimden kendime bir hikayeydi... Bir zamanlar baharın gelişiyle buruk sevinç yaşayan bir ben varmış. Konuşmaktan ve kelimelerden...
Devamını oku

Tayfun Yılmaz - Diyorum ki...

Diyorum ki... Susmayı bilmeyen adam, yalnızlığın öbür ucuna doğru yürüdü. Koşabilirdi, ama savunmayı beceremediği kalenin kapısını açık unutmuştu ve anahtar yoktu cebinde. Aldanmışlara özgü dalgınlıkla su içerken, yine sakindi, nereye oturtacağını bilemediği huzursuzluğa mahcup hissediyordu...
Devamını oku

İrem Uğural

Bugün Dünya Sanat Günü   "Sanatın bana hissettirdiklerini ya da ne verdiğini neresinden anlatmayı düşünsem kelimeler bitiyordu. Çünkü sanat anlatmaktan çok yaşanan bir şeydi.  İnsanın incelikle, sevgiyle, üretme sevinciyle, gözbebeğinin içine baka baka sakındığı, dokunduğu her yer...
Devamını oku

Tayfun Yılmaz - 66

    İstanbul, her gün yeni hikayeler anlatıyor. İnsanların dinleyecek sabrı olmadığından, sıkılmadan yeniden anlatıyor. Bazen, hikayenin bir parçası olmamıza izin veriyor. Bu kadar hızlı değiştirilen bir şehirde, hikayeler de hızla değişiyor. Genelde sonları yok. Zaten olsa da ne...
Devamını oku